Yazan: Serhan Karasu

Köpeğiniz neden sizi dinlemiyor?

08/06/2017

Çoğu zaman, insanlar, köpeklerinin kendilerini neden dinlemediğini anlamazlar. Etraftaki başka köpekler sahiplerine uyarken, sizin köpeğiniz sizi hiç umursamıyor gibi görünebilir. Aslına bakarsanız bunun birden fazla nedeni olabilir ve 'Hayır' bunların hiçbiri köpeğinizin sizi sevmediğini göstermez. Bu nedenlerden başlıcalarının üzerinden beraberce geçelim.

Yanlış ödül kullanımı:

Bir eğitmen olmama rağmen, benim bile zorlandığım konulardan biri, çalıştığım köpeğin hangi ödüle tepki vereceğini bulmak olabiliyor. Bazı köpekler mamaya tepki verirken, bazı köpekler ise oyuncağa ya da topa çok daha fazla duyarlıdır. Elbette mama ile çalışırken, çalıştığınız mamanın köpeğinizin damak zevkine uygun olması da önemlidir. Bazen, sahipleri, köpeklerine ödül vermeyi rüşvet olarak görüp, bunu reddedebilirler. Bu tamamen yanlış bir düşüncedir. Köpeğinize ödül vermek, aranızdaki bağı çok daha sıkılaştıracak ve ödül vermediğiniz zamanlarda da köpeğinizin sizi dinlemesini sağlayacaktır.

Sabırsız davranmak ve sinirlenmek:

Köpeğinize, istediklerinizi yaptırmak için, önce, ona bunu öğretecek sabra sahip olmanız gereklidir. Köpeğinizin, insanca bilmediğini unutmamalı ve ondan bir şeyleri istemeden önce bunu ona öğretmelisiniz. Öğrendiği zaman bile, köpeğinizden bu sabrı esirgememelisiniz. Oyun alanından çağırdığınız köpeğinizin, size 3 kere gelmeyip 4. seferde gelmesi sizi kızdıryorsa, ona bağırdığınız taktirde bu, köpeğinizin bir sonraki sefer daha çabuk gelmesini sağlamaz, tam tersi sizden korktuğu için gelmemesine neden olur. Bir köpeğin düşüncelerinin çok daha basit olduğunu ve içinde bulunduğu ana odaklandığını unutmayın.

Kararsız olmak:

Bir köpek için, sahibinin sabır ve kararlılığı, onun liderliğinin en büyük kanıtıdır. Köpeğinizin, insanlara ait olan bu dünyada daha mutlu yaşayabilmesi için, yavruluğundan itibaren uyması gereken kuralları ona öğretmek, bir sahibin görevidir. Tabi köpekler, bu kurallara uyana kadar sizin işinizi çok da kolaylaştırmayabilir. Sizin yapacağınız en mantıklı şey, bir karar verip, onu uygulamaktır. Örneğin, köpeğiniz sofraya atlıyorsa bu tekrarlayabilir. Sabırla, aynı şekilde, ona pes etmeyeceğinizi göstermeli ve bıkıp usanmadan onu ikaz etmelisiniz. Ya da misafirlerin üzerine atlayan bir köpeğiniz varsa onu engellemenin yolunu bulup, bu konuda kararlı bir şekildedevam etmelisiniz. Dediğim gibi, sabır ve kararlılık, sizi, köpeğinizin gözünde bir lider yapacaktır.

Köpeğinizi çok şımartmak:

Genelde, köpek sahipleri, köpeklerinin bir köpek olduğunu unutup, ona bir çocuk gibi davranırlar. Aslında, bu tamamen yanlış bir davranışırtır, çünkü, çocuklar zamanla büyürler ve onlarla konuşarak onlara bir çok doğruyu ve yanlışı anlatabilirsiniz. Köpekler ise, öğrendikleri şeyleri şartlanmayla öğrenirler ve alıştıkları şeyleri devam ettirmek isterler. Yavruyken yatağınız almaya başladığınız bir Danua, büyüyüp yatağa sığmadığı zaman, onunla konuşarak bu durumu ona anlatmanız pek mümkün olmaz.

Gereksiz ödül kullanımı:

Evet, daha önce köpeğinize ödül vermenizin doğru ve güzel bir şey olduğunu söylediğimi biliyorum, ancak ödül, ödül olarak verilmelidir, tıpkı size maaşınızın maaş olarak verildiği gibi... Eğer biri işe gitmeseniz bile size maaşınızı veriyor olsaydı ne yapardınız? Muhtemelen çok fazla çalışmazdınız. Köpeklerde de durum farklı değildir. Eğer, köpeğinizi sürekli ödüle ve sevgiye boğuyorsanız, onun, sizin için bir şeyler yapmasını bekleyemezsiniz.

Ona zaman ayırmamak:

Eğer köpeğinize gerekli zamanı ayırmıyorsanız, onunla aranızdaki bağı kuvvetlendirmek için hiçbir şey yapmıyorsunuz demektir. Köpeğiniz bir robot değildir. Onunla, onun sevdiği oyunları oynamalı, uzun yürüyüşlere çıkmalı, parklara gitmeli, sahillerde yürümelisiniz. Yürüyüş, bir köpekle sahibini birbirine bağlayan en büyük aksiyondur. Köpeğinize, sizi gördüğü zaman sevinmesi, sizi dinlemesi için, nedenler vermelisiniz.

Sağırlık:

Size şaka gibi gelse de, bir çok yavru köpek sahibii köpeğinin aslında sağır olduğunu çok geç öğreniyor. Eğer yavru bir köpeğiniz varsa ve çağırdığınızda dönüp bakmıyor, aynı zamanda seslere hiç tepki vermiyorsa, bu ihtimali de gözönünde bulundurmalısınız.

Eğitim eksikliği:

Köpeğinizle eğitim yapmak, işlerin, çok daha hızlı ilerlemesini sağlar. Eğitim, hem köpeğinize kuralları anlatmanız için, hem de onunla sosyalleşip aranızdaki bağı kuvvetlendirmeniz için harika bir yoldur. Elbette profesyonel bir eğitim çok zevkli ve çok yaralıdır fakat imkanlarınız bunun için yeterli değilse bile, kendi çabalarınızla köpeğinizle eğitim çalışmaları yapmak, ortaya harika sonuçlar çıkarabilir.

Aşırı beklenti:

Bir köpek edinirken, hele de bu bir yavruysa, bilgi edinin ver gerçekçi olun. Köpek sahibi olacaksanız, bu işin zevkli yanları olduğu kadar zorluklarının da olacağını hesaba katın. Örneğin, satın alacağınız çiş damlalarının ya da pedlerin, tuvalet sorununuzu engellemesi, gerçekçilikten oldukça uzak bir düşüncedir. Yavru köpekler sık sık tuvaletlerini yaparlar ve bunların çoğu da yanlış bölgelere olur. Yavru köpeklerin dişleri kaşınır ve kemirme ihtiyacı hissederler, hem de kemirdikleri şeyin basit bir tahta parçası mı, yoksa sizin çok değerli antika bir koltuk mu olduğuna bakmadan. Yavru köpekler; üzerinize atlamayı, sizi yalamayı, hatta bazen dişlemeyi çok severler. Yalnız kaldıklarında ağlayıp havlayabilirler ve enerjileriyle sizi oldukça yorabilirler. En kötüsü de o kadar tatlıdırlar ki, gözlerinizin içine, en sevimli hallerini takınıp baktıkları zaman, size, her istediklerini yaptırabilirler. :)